1Forum.US  

Go Back   1Forum.US > Her Telden > Türkiyem
Sosyal Gruplar Oyun Dünyası Yasaklılar Listesi Etiketler Arşiv Rss

Türkiyem Yurdumuzu Tanıyalım , Tanıtalım


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 26/12/09, 17:09 PM   #1 (permalink)
ByQuaResT
Post Mİllİ mÜcadelede antep

MİLLİ MÜCADELEDE ANTEP
.

Antep'in İngilizler Tarafından İşgali ve Fransızlara Devri



Halep'te bulunan İngilizler Mondros Mütarekesinin 7. maddesine dayanarak 15 Ocak 1919'da bir süvari livası (tugayı) ve beraberindeki kuvvetle Antep'i işgal ettiler. Amerikan Kolejini ve çevresindeki Ermeni evlerini kışla ve karargâh edindiler. Antep'liler bu işgali mütareke hükümlerine uyulmadığı gerekçesiyle protesto ettiler. Sözde İngilizler kışı geçirmek ve hayvanlara yem temin etmek amacıyla Antep' i işgal ettiklerini açıkladılarsa da bir ay sonra Maraş ve Urfa’yı da işgal etmekle bu iddialarını fiilen yalanladılar.
.
I. Dünya Savaşında Suriye’ye gönderilen Ermeniler de fırsattan istifade ederek İngilizlerle birlikte Antep'e döndüler. Dönenler arasında Antepli olmayan ve asayişsizlikten dolayı memleketlerine gidemeyen Sivas Erzurum ve diğer Anadolu şehirlerinden gelen Ermeniler de bulunmaktaydı. Türklere karşı büyük bir hırs kin ve nefretle dolu olan bu Ermeniler İngiliz makamlarını etkileyerek sert ve zalim bir idare kurulmasına çalıştılar. Türklerin satışa çıkardıkları taşınabilir mallarını “Ermeni Malıdır” diye gasbettiler. Silah arama bahanesi ile şehir günlerce baskı altında tutuldu bütün evler arandı sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Türkler; ekmek bıçaklarına kadar ellerindeki kesici ve patlayıcı silahlarını İngiliz makamlarına teslim etmek zorunda kaldılar.
.
İngilizler 15 Mart 1919’da şehirde 15 günlük dükkan kapatma ve sokağa çıkma yasağı koydular. Bütün toplantılar yasaklandı. Dükkanlardaki etler koktu sebzeler çürüdü bozuldu. Bu baskı nihayet 31 Mart 1919'da son buldu. İşgalin ağırlığı düşmanın eziyet ve kötü davranışları Türklerin kararlılık ve direnme azmini güçlendirdi. Halktaki bu ruh halini sezen İngilizler Ermeniler ve Türkler arasında ayrılık yapmadan bölgeyi idare etmeye yöneldiler. Mahalli teşkilata karışmadılar. Osmanlı memurlarını yönetimlerinde serbest bıraktılar.
.
Ekim 1919 sonunda İngilizler Antep’i Fransız işgaline terk ettiler. 29 Ekim’de Antep’e gelen Fransız-Ermeni Alayı Komutanı Kolonel Saint Mari İngilizlerden Antep’in işgal idaresini teslim aldı ve 5 Kasım 1919’da tamamı Ermeni gönüllülerinden kurulu Fransız Birlikleri Antep’e girdi.
.
Antep Bölgesindeki Teşkilatların Kurulması

.

Cemiyet-i İslamiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kuruluşuna kadar Antep Kilis ve Nizip’te teşkilatlanmıştı. Bu cemiyetin üyeleri gün geçtikçe artmıştı. Gerek Antep ve Kilis gerekse Nizip'teki Cemiyet-i İslamiye aynı gaye uğrunda birbirleriyle sürekli irtibatta bulunmuşlardı.
4 Eylül 1919'da Sivas Kongresi'nde teşkil edilen ve Mustafa Kemal Paşa’yı Heyet-i Temsiliye Reisi seçen Anadolu ve Rumeli Müdafaa-ı Hukuk-u Milliye Cemiyetinin bütün il ve ilçelerde şubeler açılmasını ve Milli Misak'ın gerçekleştirilmesi için valilere mutasarrıflara gönderdiği genelge üzerine Antep'te Heyet-i Merkeziye oluşturulmuştur.
Heyet-i Merkeziye : Tahrirat Müdürü Ragıp Bey Jandarma Yüzbaşısı Esat Bey Doktor Hamit Bey Ahmet Muhtar Bey Alay Katibi Maraşlı Avni Bey Meclis İdare Başkatibi Eşref Efendi Maraşlı Hoca Hamdi Efendi Kepkepzade Abdürrezzak Efendi Marakzade Şerif Ağa Körükçüzade Ahmet Efendi'den oluşmaktaydı.
Heyet-i Merkeziye'nin faaliyetlerine yardımcı olmak amacıyla bu teşkilata bağlı olarak eşraftan Pazarbaşızade Nuri Bey Başkanlığında Heyet-i İdare oluşturularak üyeliklerine: Hocazade Ferit Bey Hacı Ömerzade Muhammet Ali Bey Kilisli Komiser Halil Efendi İncozade Hüseyin Efendi Mahmut Bidiri Efendi getirilmişti. Sivas Kongresi’ne Antep'i temsilen Kara Vasıf katılmıştır.
.

İşgale Uğrayan Bölge Halkının Tepkileri

.

İngiltere’nin işgali altında tuttuğu bölgeyi Suriye İtilâfnamesi ile Fransızlara devretmesi üzerine bu haksız işgallere karşı bölge şehirlerinde çeşitli protestolar ve tepkiler meydana gelmiştir.
.
5 Kasım 1919 Cuma günü yani Antep'in Fransızlar tarafından işgalinin birinci günü bir Ermeni tercümanla şehre inen bir Fransız subayının Akyol Camiinde asılı Türk Bayrağı'nı orada bulunan bir Türk polisine zorla indirtmesi şehirde infial uyandırmış halk galeyana gelmiştir. Zorla da olsa Türk Bayrağını indiren polisin derhal görevinden atılması sağlanmıştır. Bu hareket Fransızlar nezdinde protesto edilmiştir. 5 Kasım 1919 da Türklerin birkaç kez vaki olan protestoları karşısında Fransız Komutanlığı Ermeni Alayına mensup kıta'ları Antep'ten çekilmeye ikna etmiştir.
.
Fransızlara ve Ermeni askerlere güvenen yerli Ermeniler güçlendikçe taşkınlıklarını artırdılar. Ermeniler semtlerinde rastladıkları Türkleri tehdit ediyor ve dövüyorlardı. Türkler Ermenilerin çoğunlukta olduğu semtlerde dolaşamaz olmuşlardı.
.
10 Kasım 1919'da Ermeni askerleriyle Türk Polisleri arasında bir kavga çıktığında Cemiyet-i İslamiye bu fırsattan istifade ederek Antep'in Fransızlar tarafından işgalini protesto etmiştir. 23 Kasım 1919'da Antep'te büyük bir miting yapılmıştır.
.
Bu arada bizzat Mustafa Kemal Paşa 1 Aralık 1919'da Kazım Karabekir'e "son derece gizli tutulması" gereken bir telgraf göndermiştir. Buna göre Kilikya Urfa Maraş ve Ayıntap işgalinin ve Ermenilerin yaptıkları cinayetlerin şiddetle protesto edilmesini ve maneviye ile mücadelenin ilanını bildiriyordu.
.
Antep halkının sabrını taşıran ikinci olay daha kötüydü. 21 Ocak 1920 günü akşama doğru bugünkü İnönü Caddesinde askeri fırın önünde 10-12 yaşlarında oğlu Mehmet Kamil ile geçmekte olan bir Türk kadınına fırındaki Fransızlardan iki sarhoş asker sarkıntılık ederek peçesini açmak istemişlerdi. Mehmet Kamil anasını savunmak için Fransızlara taşla hücum etmiş ve iki Fransız askeri tarafından hemen orada süngülenerek şehit edilmişti.
.
Bu olay üzerine dükkanlar günlerce kapalı kaldı. Bir kısım gençler Fransızlara hücum edilmesini istiyorlardı. Heyet-i Merkeziye’nin: "Henüz vakit gelmedi biraz sabırlı olunuz her şey yapılacaktır" yolunda tavsiyeleri ve Fransızların oyalayıcı yumuşak tutumu ile normal hayata geçilebilmiştir.
.

Antep'in İşgaline Tepkiler ve Dış Yardımlar

.

Bölge şehirleri ile birlikte Antep'in işgali üzerine Anadolu'nun çeşitli şehirlerinden bölge halkına destek mitingleri düzenlenmiş protesto telgrafları gönderilmiştir.
.
Bu protesto telgrafları ve mitingleri içerisinde Malatya protestosu Antep'e yönelik yardımları da kapsamaktaydı. Malatya protestosunda Fransızların ayak bastığı her yerde Ermenilerin Hıristiyanlık taassubu içinde Müslümanları yok etme politikası güttüğü vurgulanmaktaydı.
.
Antep'in Fransızlar tarafından işgali çevre illeri de harekete geçirmiş ve Antep'in yardımına koşmuşlardır.

Gaziantep Osmanlı döneminde Halep'e bağlı bir sancak iken I. Dünya Savaşı sonunda Fransızlar tarafından işgal edilmiştir.
Ancak Gaziantepliler Bayrak Şehidi Şahinbeylerin öncülüğünde 6317 şehit verme pahasına tarihe mal olacak örnek bir savunma yaparak işgal kuvvetlerine karşı kahramanca mücadele vermişlerdir. Bu nedenle
Gaziantepliler Atatürk'ün ;
"TÜRKÜM DİYEN HER ŞEHİR HER KASABA VE EN KÜÇÜK TÜRK KÖYÜ GAZİANTEPLİLERİ KAHRAMANLIK MİSALİ OLARAK ALABİLİRLER."
övgüsüne mazhar olmuştur.
Gaziantep savunması Ulusal Kurtuluş Savaşı tarihimizde vatan millet sevgisinden ve hür yaşama aşkından başka silahları olmayan "Gazianteplilerin" kahramanlık destanıdır.
Osmanlı İmparatorluğunun I. dünya savaşından yenik ayrılması sonucu 15 Ocak 1919'da önce İngilizler ve daha sonra 29 Ekim 1919'da Fransızlar tarafından işgale uğrayan halk düşmanın zulmü karşısında Bayrak Şehidimiz Şahinbey "Fransızlar Antep'i esir edecekler öylemi?" deyip silahı omuzuna atıp etrafına topladığı 200 Antepli yiğitle Kilis yolunu kapatmış ve "Düşman cesedimi çiğnemeden Antep'e giremez" diye haykırarak direnmişlerdir. Gaziantepliler 6317 evladını şehit vererek hiçbir yerden yardım ve destek almadan "Ölürsem şehit Kalırsam Gazi olurum" inancıyla Gaziantep'i düşman işgalinden kurtarmışlardır.
Karabıyıklı Olayı
İşgal döneminde Gaziantep bölgesinde motorlu ve atlı araçların geçmesine en elverişli Kilis-Antep-Maraş yoluydu. Suriye’den hareket eden Fransız işgal kuvvetleri takviye birlikler ile erzak kolları trenle Kilis yakınında bulunan Katma İstasyonu’na ve takiben Kilis-Antep yolu ile Antep’e geliyorlardı. Antep’ten hareket eden Fransız nakliye kolları sarp tepelerden geçerek Maraş’a gidiyorlardı.
Aralık 1919’da Antep-Maraş ve İslahiye-Maraş karayollarında Fransız nakliye kolları devamlı olarak Türk çetelerinin baskınlarına uğramaya başlamıştı. Maraş’ta Türkler gizlice savaşa hazırlanıyordu. Böylece ilk savaşlar düşman birliklerinin gelip geçtiği yollar üzerinde başlamıştır. Antep-Maraş karayolu üzerinde Fransız birlikleri öldürücü darbeyi 20 Ocak 1920 tarihinde Karabıyıklı’da Karayılan Çetesi vurmuştur.
Karabıyıklı baskını Antep-Maraş yolunu Fransızlara kapatmıştır. Bu baskın tam bir zaferdi. Karayılan ismi bu olaydan sonra Gaziantep bölgesinde bilinir olmuştu.
Antep’te bulunan Fransız birlikleri Maraş’a gitmeye bir daha teşebbüs edemediler. Karabıyıklı baskını sonucunda Maraş-Antep kararyolunun önemli kısmı tamamen Türklerin eline geçmişti. Bunun sonucunda Kuvâ-yı Milliyecilerin Antep ile Antep-Kilis yolu üzerinde faaliyetlerinin artırmaları kolaylaşmıştır.
Karayılan ( 1888 ... 24.05.1920 )
Asıl adı Mehmet olan Karayılan; Gaziantep’in 40 km. kuzeyinde Kahramanmaraş ili Pazarcık ilçesi Höcüklü köyü Elifler mezrasında 1888 yılında doğmuştur.
Karayılan hayvan sürüleri bulunan ve çevresine göre zengin sayılan bir köylü ailesine mensuptu. Karayılan’ın babası 1904 yılında Ermeni eşkıyaları tarafından obasına yapılan baskın sırasında şehit edilmiştir. Bu tarihte Karayılan 16 yaşındaydı.
Genç yaşta yalnız kalan Karayılan kendi kendine okuma-yazmayı öğrenmiş bir süre köy imamlığı yapmıştır.
Birinci Dünya Savaşı’nda Rus Cephesinde savaşmış çeşitli yararlıklar göstermiş ve çavuşluğa terfi ettirilmiştir. Bu savaşta ayağından yaralanarak Malatya Hastanesi’nde tedavi edilen Karayılan daha sonra köyüne dönmüştür. Hükümet kuvvetleriyle birlikte eşkıya Bozan Ağa’yı vurmuş avanesini dağıtmıştır.
Antep savaşı şiddetlenince çetesiyle Karabıyıklı’da düşmana ilk ve kesin darbeyi indiren Karayılan Kuvâ-yi Milliye safına katılmıştır. Daha sonra Dülük köyüne gelerek şehri kuşatan Fransız çemberini yarmış ve Antep’e girmiştir. Karargah olarak önce Bekirbey sonra Karagöz camisini kullanmıştır. Şehir içi ve şehir dışı savaşlarına katılmıştır. Kendisine Şıhın Dağı’ndaki ( Sarımsak Tepe ) Fransızları püskürtmesi emri verilen Karayılan bu çarpışmada ( 24 Mayıs 1920 tarihinde ) şehit düşmüştür.
Bu olayla birlikte Karayılan ismi Antep Halkını temsil eden kahramanlardan biri olmuştur.
Şahin Bey’in Antep-Kilis Yolundaki Faaliyetleri
Fransızlar başlangıçta Antep’lilerden pasif direniş görüyorlardı. Antep ve köylüleri Fransızlar ve Ermenilerin tahıl ve tahkimat ihtiyaçlarının karşılanmaması amacıyla erzak ve kereste satmıyorlardı. Antep’ten erzak tedarik edemeyeceklerini anlayan Fransızlar yiyecek maddelerini diğer bölgelerden getirmek zorunda kaldılar.
Fransızlar ikmallerini devamlı olarak Antep-Kilis yolunu kullanarak yaptıklarından burası önem taşımaktaydı. Heyet-i Merkeziye aldığı tedbirlerle Maraş yolunu Fransızlara kapattıktan sonra Fransızların tümen karargahı olan Katma’dan ve Kilis Garnizonu’ndan Antep’e gelecek yardımlar önlenmiştir.
Antep-Kilis yolunun müdafaası görevi ilk önce Mısırzade Nuri Bey’e verilmişti. İşte tam bu sıralarda Şahin Bey Antep’e gelmişti. Şahin Bey’e bu lakap halk tarafından verilmiştir. Asıl adı Mehmet Sait’tir. 1877’de Gaziantep’in Bostancı Mahallesinde doğmuş 1899’da Yemen’e er olarak gitmiştir. Yemen’de vazifesinde gösterdiği başarı neticesinde başçavuş olmuştur. 1911’de Trablusgarp Savaşlarına gönüllü olarak katılmıştır. Balkan Savaşlarında Birinci Dünya Savaşında Çanakkale Romanya Filistin cephelerinde savaşmıştır. 1917 Ekim’inde ise Sina Cephesinde görev almış ve rütbesi teğmenliğe yükselmiştir. Bu arada İngilizlere esir düşmüş ve Mısır’da Seydi Beşir Kampı’nda Aralık 1919’a kadar kalmıştır. Mütarekeden sonra İngilizler Türk esirleri serbest bırakmışlar ve Şahin Bey de 13 aralık 1919’da İstanbul’a gelmiştir. Ali Rıza Paşa kabinesinde Harbiye Nazırı olan Cemal Paşaya müracaat ederek Antep’e yakın olan Birecik İlçesi Askerlik Şube Başkanlığı’na tayin olmuştur. Bu esnada Fransızlar Antep’teki konumlarını güçlendirmek için Katma-Kilis-Antep yolu ile takviye kuvvetleri getirmekte ve bu yol üzerinde serbestçe hareket etmekteydiler.
Antep Savunması’nı her şeyin üstünde tutan Şahin Bey Çapalı Köyüne giderek burayı merkez yaptı 100 kişilik bir kuvvet oluşturdu. Bir süre sonra Ulamasere gibi üç önemli yerde siperler kazdıran Şahin Bey yolun kontrolünü tamamen sağladı.
3 Şubat 1920 tarihinde Kilis’ten Antep’e hareket eden iki bölüğün himayesindeki 150 arabalı bir Fransız erzak kolu Şahin Bey kuvvetleri tarafından Kertil’de pusuya düşürülerek geri dönmek zorunda bırakılmıştır.
4 Şubat 1920’de Kilis yoluna hakim olan milli kuvvetler telgraf hatlarını tahrip ederek Fransızların Kilisler olan her türlü irtibatını kesmişlerdi. Bu esnada Antepliler bir taraftan Şahin Bey’e cephane ve erzak göndermekte diğer taraftan şehir içi teşkilatının tanzimine çalışmaktaydılar.
Fransızlar 18 Şubat ‘ta bu yoldan geçmeyi bir daha denediler fakat Şahin Bey kuvvetlerince mağlup edilerek Kilis’e geri çekildiler.
Şahin Bey’in Şehit Düşmesi
Fransızlarla ilk önemli çarpışma Kızılburun tepelerinde Kilis Kuvâ-i Milliye kuvvetlerinin de işbirliği ile yapıldı. İkinci büyük çarpışma Kertil civarında oldu. Fransızlar Türk birliklerinin bulunduğu sahaları top ateşi ve makineli tüfek yağmuruna tutmaları üzerine Türk birlikleri çekilmek zorunda kaldılar. Savaşın üçüncü gününde Şahin Bey hiç uyumamıştı. Oradan oraya koşarak kuvvetlerinin direniş gücünü artırmaya çalışıyordu.
Fransızlar Şahin Bey’in kuvvetleri üzerine son kez top ve makineli tüfeklerle saldırdılar. Top ve mermi yağmuru altında sadece tüfekle karşı koymanın ölümle neticeleneceğini anlayan Şahin Bey’in kuvvetleri geri çekilmeye başladı. Şahin Bey’in yakınında bulunan arkadaşları birlikte çekilmek için Şahin Bey’e ısrar ettiler. O çekilmeyi her defasında reddetti. Elmalı Köprüsü taşlarını kendine siper ederek Fransızlara ateş etmeye devam etti. Şahin Bey Fransız piyadelerinin süngü darbeleri altında 28 Mart 1920 tarihinde şehit düştü. Onun şahadeti üzerine Milli Kuvvetler daha gerilere Antep kuzeyine doğru çekildiler.
Şahin Bey’in şehit olması ve Türk Kuvvetlerinin yenilgiye uğraması Anteplileri çok üzmüştü. Fakat bu sırada Kılıç Ali Bey’in Antep’e gelişi Anteplilerin maneviyatını yeniden yükseltti. Mustafa Kemal’in emri üzerine Sivas’tan hareketle Maraş’a gelmiş olan Kılıç Ali Bey Antep Heyet-i Merkeziye’sinin isteği üzerine buradan Antep’e gönderilmiştir. Antep’teki Milli Kuvvetlerden Kilis’te Kamil Polat Nizip’te Habeş Urfa’da Ali Saip Bey ve Pehlivanzade Nuri’nin milis kuvvetleri bulunuyordu. Bunların bir komuta altında birleştirilmesini planlayan Kılıç Ali Antepliler’in savunma gücünü artırmıştır.
Mağarabaşı Savaşı ( 26 Nisan 1920 ) ve Kuşatmanın Kaldırılması
26 Nisan 1920 sabahı şehrin doğu kısmını kuşatan Albay Normand birlikleri Mağarabaşı semtini aralıksız bombalarken aynı anda iki tankın desteği altında 400 kişilik bir Fransız kuvveti Nizip yolu üzerinden şehrin doğu cephesine taarruz başlattı. Küçük çaplı top ve makineli tüfeklerle donatılmış tanklar Türk siperlerine en yakın mesafelere kadar sokularak ateşe başlayıp piyadelerin ilerlemesini sağlamışlardı. Ancak tanklarından biri arızalanan ve fazla ilerleyemeyeceklerini anlayan Fransızlar daha fazla kayıp vermemek için geri çekildiler.
Kurbanbaba Taarruzu
Fransızların işgalinde bulunan mevkiler içinde askeri bakımdan en önemlisi Kurbanbaba Tepesi’ydi. Bu tepe hem Fransız karargahının bulunduğu Kolej’e hem de Mardin Tepeye hakim bir vaziyettedir. Stratejik bakımdan önemli olan bu tepenin ve civardaki tepelerin elde edilmesi gerekiyordu.
2 Mayıs 1920 günü şafakla Fransız cephesine taarruza başlandı. Fransızların şiddetli karşı koyması karşısında ara verilen taarruza saat 15’de yeniden ve daha şiddetli bir şekilde başlandı. Akşama yakın siperlere girildi. Yapılan süngü çatışmasından sonra Fransızlar Mardin Tepe istikametinden geri çekilmeye mecbur bırakıldı.
FRANSIZLARLA MÜTAREKE DÖNEMİ

Fransızlar Suriye Kilikya ve Güney Anadolu Bölgesini işgal ettikten sonra Adana bölgesinde çok güç durumlara düşürülmüştü. Maraş’ta ve Urfa’da yenilgiye uğratılan Fransızlar buralardan çekilmek mecburiyetinde bırakılmıştı. Antep’te şehir içerisinde çok ciddi direnmeler karşısında Fransız kamuoyu; Anadolu Hükümeti ile irtibata geçilmesini istedi. Fransa’da çıkan L’information Gazetesi Anadolu Hükümeti ile doğrudan ilişkiye geçilmesini öneriyordu.
Mütareke ile birlikte Antep’te normal hayata dönüldü. Dükkanlar açıldı herkes iş ve gücü ile uğraşmaya başladı. Ermeni cemaat meclisi toplanarak bundan böyle Türklerle iyi geçinmeye ve Fransızlara yardım etmemeye karar verdi. Bu kararlarını hükümete bildirdiler.
Antep’in Fransızlar Tarafından II. Kez Kuşatılması
Fransızlar 11 Ağustos 1920’de Antep halkına gönderdikleri bir bildiri ile şehrin iki saate kadar kayıtsız şartsız teslimini ve bütün hükümet memurlarının Kuvâ-yı Milliye Komutanının Heyet-i Merkeziye üyelerinin ve diğer ileri gelenlerin Fransız Komutanlık karargahına gelmelerini bütün kuvvetlerin silahları ile birlikte teslim olmalarını bildirdiler. Fransızlar; Antep halkı isyan ettiği için ceza olarak 15 milyon altın lira tazminat istediler. Kabul edilmediği takdirde şehre büyük kuvvetlerle saldıracaklarını ve şehri topa tutacaklarını bildirdiler.
Antepliler tarafından kabulüne imkan olmayan bu şartlara karşılık Kuva-yı Milliye Komutanı Özdemir Bey “ Sizin bayrağınızın altına girecek hiçbir Türk düşünemiyorum. Antep halkı ya ölmeyi yada vatanını kurtarmayı kendisine bir düstur olarak kabul etmiştir.” demiştir.
Fransız kumandanlarına bu cevap verildikten iki saat sonra mutasarrıflığa ikinci bir resmi nota gönderildi. Bu notada şehrin derhal teslim olması ayrıca Fransızların mertliğinden alicenaplığından maksatlarının halkın refah ve saadeti olduğundan bahsedilerek şehrin teslimine işaret olmak üzere kalenini güney burçlarından birine beyaz bayrak çekilmesi istenmekteydi.
Aynı gün Antep Heyet-i Merkeziye’sine Kılıç Ali bey tarafından bir telgraf geldi. Bu telgrafta bölgeye yeni kuvvetler sevk edileceği bildirilmekteydi.
“Antep Heyet-i Merkeziye’sine”
Büyük Millet Meclisi
Gayet Aceledir.

Mümkün kuvvetlerin yola çıkarılması için lazım gelenlere emir verilmiştir. Bu kuvvetlerin vusulüne kadar aman kardeşlerim fevkalade sebat metanet ve mukavemet gösteriniz. İnşallah muvaffak olacaksınız. Cümlenize muvaffakiyetler temenni ederim fedakar kardeşlerim.

16 Ağustos 1336
Kılıç Ali

Yayınlanan bildiriyi kuvvetlendiren bu telgraf; halkın direnme isteğini bir kez daha tazelemişti.
Kuşatma başladıktan sonra Antep halkı içerisinde büyük bir açlık baş göstermişti. Bu sebeple; Antep etrafındaki kuşatma hattının yarılarak Antep müdafilerine yardım edilmesi gerekiyordu.
1 Ocak 1921 tarihinden Antep’te açlık korkunç bir hal almıştı. Herkes ekmek arıyordu. Heyet-i Merkeziye bu durum karşısında bir açlık beyannamesi yayınlayarak dışarıdaki birliklerden bir kez daha yardım istedi.
Fransızlar açlık tehlikesiyle karşı karşıya bulunan Antep halkını tehdide başlamışlardı. 1 Ocak 1921 günü General Gouraud Anteplilere teslim teklifinde bulundu. Bu teklifte Sevr Antlaşmasının uygulanmasını istiyordu. Fransız idaresi tanınacak cephane ile adları verilen kişiler teslim edilecekti. Bu teklifte diğer teklifler gibi kabul edilmemiştir.
Fransız muhasarasının artması sonucunda Antep’i müdafaa eden şehir içindeki birlikler bir huruç hareketi yapmaya karar verdiler. 2. Kolordu Komutanlığı böyle bir baskın hareketinin 4 yada 5 Şubat gecesi yapılmasını uygun buluyordu. Fakat çıkış hareketi şehir içindeki müdafilerin hazırlıklarını tamamlayamaması nedeniyle yapılamamıştı. Bunun üzerine 2.Kolordu Kumandanı Kurmay Albay Selahattin Adil Bey 6-7 Şubat 1921 gecesi Antep müdafilerine gönderdiği emirde: “…Bu gece kuşatma hattını yarıp çıkmadığımız takdirde dışarıdaki kuvvetlerin sizlere bir daha yardım imkanı olmayacağını kesin olarak bildirmek zorundayım. Harekan saat 18.00’da topçu ateşimizle başlayacaktır. Yiyeceklerinizi içerde kalanlara terk ediniz. Sizin her halde çıkmanızı rica ederim.”diyordu.
Bu karar üzerine dışarıya çıkacaklar Ahmet Çelebi’de toplandı. Bunlar da huruç hareketine iştirak edenleri takip edeceklerdi. Huruç Hareketi Salavat yokuşuna ve Perilikaya istikametine doğru hazırlandı. Bu harekata Mustafa Fevzi Bey komutasında Yıldırım Taburunun birinci ikinci ve üçüncü bölükleri ile semt efradı iştirak etti. Müşterek hareket bütün hazırlığı ile tamamlandıktan sonra 6 Şubat’ta beş subay dörtyüzelli erden oluşan ilk kafile çıkış hareketinde başarılı oldu. Bununla beraber Fransızlar civardaki kuvvetlerle yaptıkları karşı hücumla durumlarını kısa zamanda düzelttiklerinden ancak bu kadar insan dışarı çıkabilmiştir.
Son durum üzerine Antep halkı ve müdafiler iaşe yardımı yapıldığı takdirde çıkış yapmak istemediklerini ve savunmaya devam edeceklerini bildirdiler. Kolordu halinde buna imkan olmayacağı anlaşıldığından müdafilerden arzu edenlerin her an kılavuzlarla çıkış yapabileceklerini bildirdi. 7-8 Şubat 1921 gecesi de 50 kadar savaşçı Antep’ten dışarıya çıkmaya muvaffak oldu.
8 Şubat 1921’de aralıklı atışlar devam ederken aynı günü sabahı Özdemir Bey ve hükümet erkanının dışarı çıktıkları öğrenildi. Halk telaşa düştü. Şehrin ileri gelenleri Heyet-i Merkesiye Reisi Ferit Bey olduğu halde hastane haline gelen Şeyh Camii’nde toplandılar. Uzun tartışmalardan sonra şehrin tesliminden başka bir çıkar yol olmadığına karar verdiler. Şehrin teslim şartlarını görüşmek üzere Fransız kumandanlarına bir mektup yazarak randevu istendi.
Kararlaştırılan saatte Dr. Mecit Bey başkanlığındaki Türk Heyeti Fransız karargahına gitti. Uzun görüşmeler ve tartışmalardan sonra teslim anlaşması hazırlandı. Heyet; Şeyh Camiinde toplanan şehrin ileri gelenlerine yeni şartları okuyup anlatarak imza için yetki istedi. 9 Şubat 1921 Çarşamba günü saat 10.00’da Fransız Karargahına giden delegeler bir gün önce hazırlanan şehrin teslim protokolünü imzaladılar.
An bir maddeden oluşan teslim protokolüne göre: “… Antep Fransız mandası altına girecek ordu birlikleri harp esiri olarak kabul edilecek bütün silah ve harp gereçleri Fransızlara teslim edilecek Türk olsun Ermeni olsun bütün halka eşit işlem yapılacak ve güven altında bulundurulacaktı…”
Bu protokolden sonra Fransızlar şehre girdiler. Kendilerince asayiş bakımından gerekli gördükleri yerlere karakollar yerleştirdiler. Halka yaranmak ve gönüllerini kazanmak için Hükümet civarına kamyonlarla un şeker yiyecek getirerek halka dağıttılar. Fırınları açarak ekmek yaptırıp muhtaçlara parasız verdiler.
Çok üstün düşman kuvvetlerinin topçu ateşi altında açlık içinde savaşa devam eden Anteplilerin direnişi bütün Türkiye’de dikkatle takip edilmiştir. Batı Cephesinde Kurtuluş Savaşının başlayacağı günlerin arifesinde 8 Şubat 1921 tarihinde 93 Sayılı Kanun ile Büyük Millet Meclisi ilimize “GAZİLİK” unvanı vermiş Ayıntab adı Gaziayıntab olmuştur.

ATATÜRK’ÜN GAZİANTEP’E GELİŞİ
Türk Milleti’ni en iyi tanıyan büyük Atatürk’ün Gaziantep’e geliş tarihi olan 26 Ocak 1933 günü Gaziantep halkı yollara dökülmüştü. Caddeler tıklım tıklım dolmuştu. Alkışlar Varol! sesleri duyuluyor sevinçten bağıranlar ağlayanlar görülüyordu.
Atatürk Başkarakol’da arabasından indi halkı selamladı. Halkın kalabalık ve heyecanlı oluşu caddede yürümeyi imkansız hale getirmişti. Alınan bütün tedbirler boşa gitti. Halk Atatürk’ü daha yakından görmek ve ellerinden öpmek istiyordu. Savaşlarda büyük ıstıraplar çekmiş Antep halkı büyük kurtarıcısını heyecanla bağrına basmak için çılgına dönmüştü. Yaşa! Varol! sesleri ve alkışlar arasında tekrar arabasına binen Atatürk Atatürk Bulvarı’nı takiben bugünkü Şahinbey İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü binasına o zamanki Halkevi ve parti binasına geldi. O sırada saatler 11.00’ı gösteriyordu günlerden Perşembe hava açık ve güzel Ramazan Bayramı arifesiydi. Halk coşkun bir sel gibi taşıyor Yaşa! Varol! sesleri her tarafı çınlatıyordu. Atatürk parti binasında biraz dinlendi. Gelenleri kabul etti ve onlarla görüştü. Şehir Meclisi Atatürk’e verilmek üzere o zamanki parti başkanı Ömer Asım Aksoy’un hazırladığı “ Antep Hemşehriliği ” tutanağını ittifakla kabul etmişti. Hemşehrilik beratının Gazi’ye sunulması görevi Belediye Başkanı Hamdi KUTLAR’a verilmişti.
27 Ocak 1933 tarihinde Gaziantep Nüfus Müdürlüğü’nde yaşlı bir katip meşin kaplı büyük bir deftere şu kaydı geçiyordu.

BELEDİYE MECLİS KARARI


Ulu Önder 26 Kanunisani ( Ocak ) 1933 tarihinde şehrimizi şereflendirdiler. Şehrimiz için ebedi bir saadet kaynağı olan bir tarihi günde toplanan şehir meclisi yüce Halâskâr için halkımızın taşıdığı sonsuz minnet ve şükran duygularını ifade etmek üzere Büyük Atatürk’e Gazi yurdun hemşehriliğini arz etmeyi kararlaştırdı. Ve şu mazbatayı tanzim etti. Tarihi yüksek kıymetine binaen aşağıya alıyoruz.
Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri Türkiye’nin bânisi ve en büyük milli rehberidir. İşgal edilen yurdumuzun istiklalini temin için milli bir cihat açmış ve milletin Başkumandanlığını yaparak Türkiye’yi kurtarmıştır. Bundan sonra idari fikri iktisadi ilmi bir çok inkılâplar meydana getirerek yurdumuzu mütemadiyen yükseltmiş ve yalnız Türkiye’de değil bütün dünyada tarihin en büyük Kumandanı en büyük inkılâpçısı en büyük ilim ve fikir adamı olarak tanınmıştır.
İşgal edilmiş olan Gaziantep’te bu mücadele ve inkılâplarda Büyük Liderin yaktığı ışık arkasından koşmuş vesaiti harbiyesi olmadığı halde her şeyden evvel tek başına onbir ay mücehhez Fransız ordusuyla çarpışmış şehrin bombardıman edilmesinden mitralyözlerle taranmasından hücuma uğramasından yılmamış; Fransızlarla harben teslim olmamış; bu suretle milli mücadelenin şanlı bir sahifesini yazmış ve tarihe emsali bulunmaz bir kahramanlık namı bırakmıştır.
Bunun için Büyük Millet Meclisi bir Mustafa Kemal’e bir de Antep’e Gazilik madalyası takmıştır.
Gazi Halâskâr Gazi şehre 26 Kanunisani 1933 tarihinde ilk defa teşrif buyurmuşlardır. Gaziantep Ahalisinin hissiyatına tercüman olan belediye meclisi bu çok ulvi levhanın hatırasını ebedileştirmek için şehrin fahri hemşehriliğini cumhuriyet Halk Fırkasının daimi umumi reisi olan adaşına arz ve takdim etmeye ve Gaziantep Cumhuriyet halk fıkrasının bulunduğu Bey mahallesi nüfusuna bu kaydı tescil ettirmeğe karar vermiştir.
26 Kanunisani 1933

Not : Bu mazbatayı T.D.K. Genel yazmanı Ömer Asım AKSOY hazırlamış; Diş Doktoru H.Cemil KARSLIGİL heyecanlı bir sesle okumuştur.
Evet 27 Ocak 1933 tarihinde yapılmıştı bu kayıt ve Türk’ün Gazisi Mustafa Kemal Türkiye’nin Gazisi Gaziantep’in nüfus kütüğüne “ Hemşehri ” olarak o gün kaydedilmişti.
27 Ocak Ramazan Bayramı idi Atatürk üstü açık bir araba ile belediyeye geldi. Lacivert bir elbise gri kravat ve siyah iskarpinler giymişti. Halılar döşenmiş merdivenlerden ağır ağır çıktı. Şehir Meclisi odasına girdi. Şehrin ihtiyaçlarını bütçesini ve yapılacak işlerini sorarak bilgi aldı. Şehir Meclisi üyeleri bazı isteklerde bulundular. Atatürk şöyle dedi : “ Antep güzel şehir Gaziantepliler vatanperver cesur ve çok çalışkandır. Bu şehir her şeye layıktır. Gereken yardım yapılacaktır. ”
Atatürk’ten Gaziantep’e bir lise açılması istenmişti. 1 Şubat 1933’de Gaziantep’te ilk lise açıldı. Gaziantep Ortaokulu Lise haline getirildi.
Atatürk 27 Ocak 1933 günü saat 10.00’da halkın coşkun tezahüratı arasında Gaziantep’ten ayrılmıştır.
20 Ekim 1921’de Ankara İtilafnamesi ile Fransızlar Antep’i terk etmeyi resmen kabullendiler. Gerçekte ise Fransızlar 8 Şubat 1921’de Antep Türkleri ile yaptıkları mütareke ile işgallerinin geçici olduğunu belirterek Antep’i terk etmeye söz vermişlerdi. 25 Aralık 1921’de Ankara’ya bağlı kuvvetler Gaziantep’e girmişlerdir. Her yıl 25 Aralık Gaziantep’in kurtuluş günü olarak kutlanmaktadır.


_______________________
Üye olup ailemize katılmak ve reklamsız bir forumdan yararlanmak isterseniz TIKLAYIN
Sitemizde yönetici olarak bizlerle çalışmak isterseniz BU KONUYU okumalısınız.
ByQuaResT isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Reklam Alanı
Alt 28/12/09, 15:46 PM   #2 (permalink)
UrfaLy
Standart Cevap: Mİllİ mÜcadelede antep

anteplimisin?


_______________________
Üye olup ailemize katılmak ve reklamsız bir forumdan yararlanmak isterseniz TIKLAYIN
Sitemizde yönetici olarak bizlerle çalışmak isterseniz BU KONUYU okumalısınız.
UrfaLy isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 28/12/09, 15:48 PM   #3 (permalink)
ByQuaResT
Standart Cevap: Mİllİ mÜcadelede antep

evet antepLiyim sen de şanlıurfalımısn

_______________________
Üye olup ailemize katılmak ve reklamsız bir forumdan yararlanmak isterseniz TIKLAYIN
Sitemizde yönetici olarak bizlerle çalışmak isterseniz BU KONUYU okumalısınız.
ByQuaResT isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Alt 07/03/10, 20:01 PM   #4 (permalink)
xNiqqax
Standart Cevap: Mİllİ mÜcadelede antep

teşekkürler

_______________________
Üye olup ailemize katılmak ve reklamsız bir forumdan yararlanmak isterseniz TIKLAYIN
Sitemizde yönetici olarak bizlerle çalışmak isterseniz BU KONUYU okumalısınız.
xNiqqax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Yeni Konu aç  Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
-------------------------------------------------------------


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:21 PM.

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız buradan bize bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to here

Reklam vermek için bize buradan ulaşabilirsiniz.

3 4 5 9 11 12 13 14 15 18 22 24 25 27 28 29 30 31 33 34 35 36 38 39 40 42 43 44 45 46 51 52 54 55 57 59 61 62 68 69 70 71 75 76 81 82 88 91 95 96 99 100 101 104 109 120 121 128 131 132 135 136 139 142 147 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 251 252 253 254 255 259 277 279 280 281 283 285 286 287 288 289 290 291 292 293 295 296 303 304 306 307 308 309 310 311 312 313 314 319 321 322 323 325 327 328 329 330 331 332 334 338 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 351 355 358 359 360 362 364 365 366 367 371 377 378 379 380 381 382 383 384 385 411 412 417 419 420 421 422 423 426 432 434 439 440 441 442 444 449 481 497 501 502 505 518 519 520 521 523 524 526 533 537 539 541 545 546 548 549 550 551 552 555 556 557 559 560 561 562 563 565 566 569 571 574 580 581 582 583 584 585 586 589 590 591 593 595 596 597 598 599 600 601 604 605 606 607 608 609 610 611 612 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 635 636 637 638 639 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 672 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806