1Forum.US  

Go Back   1Forum.US > Genel Kültür & Güncel > Rüyalar ve Rüya Tabirleri
Sosyal Gruplar Oyun Dünyası Yasaklılar Listesi Etiketler Arşiv Rss

Rüyalar ve Rüya Tabirleri Ruyanızı paylaşın, tartışalım


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 21/10/07, 12:16 PM   #1 (permalink)
TrusTy
Standart AKSENOV'un rüyası

AKSENOV

Vladimir şehrinde Aksenov adlı genç bir tüccar yaşıyordu. Bu tüccarın iki dükkanı ile bir evi vardı.

Aksenov yakışıklı kumral kıvırcık saçlı pek şen sesi pek güzel bir adamdı. Gençliğinde çok içer sarhoş olunca da taşkınlık ederdi ama evlenince sarhoşluğu bıraktı yalnız arada bir içtiği olurdu.

Bir yaz günü Aksenov Nijniy panayırına gitmek için hazırlandı. Ailesi ile vedalaşırken karısı:



-Ne olur İvan Dimitrieviç bugün gitme dedi. Kötü bir rüya gördüm dedi. Aksenov güldü:

-Panayırda kafayı çekerim diye mi korkuyorsun yoksa? dedi.

-Neye korktuğumu bende bilmiyorum ama fena gördüm; sözde şehirden yeni gelmişsin şapkanı çıkardın baktım saçların bembeyaz olmuş. Aksenov güldü:

-Beyaz saç zenginliktir; bak gör alışverişte kazanınca sana ne hediyeler getireceğim.

Sonra ailesiyle vedalaşıp yola çıktı. Yolu yarılayınca bir tanıdık tüccara rastladı geceyi geçirmek üzere bir yerde durdular. Beraber çay içtiler sonra yan yana olan odalarına çekilip yattılar.

Aksenov çok uyumayı sevmezdi; gece yarısı uyandı serinlikte daha kolay yol almak için arabacıyı uyandırdı. Atları koşmasını söyledi. Sonra kerpiç kulübeye girdi hancı ile hesabı görüp yola çıktı.

Kırk verst kadar yol aldıktan sonra atlara yem vermek için durdu hanın sofasında dinlendi öğleye doğru merdiven başına çıktı semaveri hazırlamalarını söyledi eline kitarasını alıp çalmaya başladı.

Birden çıngıraklı bir arabanın hana yaklaştığı görüldü. Arabadan iki askerle bir memur çıktı memur Aksenov'un yanına yaklaşıp:

Kimsin? Nerelisin? diye sordu. Aksenov kim olduğunu söyledi sonra dönüp "Bir çay içmez misiniz ? "dedi. Ama memur:

Dün geceyi nerede geçirdin? Yalnız mı idin yoksa bir tüccarla beraber mi? Sabahleyin tüccarı gördün mü? Handan niye bu kadar erken çıktın? " diye boyuna soruyordu. Aksenov böyle sorguya çekilmesine şaştı kaldı; her şeyi olduğu gibi anlattı sonra

"Ne diye beni böyle sorguya çekiyorsunuz? dedi. Ben ne hırsızım ne haydut. Kendi işime gidiyorum. Beni sorguya çekecek ne var. " O zaman memur askerleri çağırdı.

- Ben ilçe kaymakamıyım dedi. Soruyorum çünkü geceyi kendisiyle aynı handa geçirdiğin tüccar boğazlanmış. Göster eşyalarını sizde üstünü arayın. Hana girdiler çantasını torbasını aldılar çözüp aramaya başladılar. Birden kaymakam torbadan küçük bir bıçak çıkardı.

-Bu bıçak kimin ? diye haykırdı: Aksenov baktı bıçak kanlı; kendi torbasından çıkmıştı bunu düşününce korktu.

-Bıçak üzerindeki bu kan ne? Aksenov karşılık vermek istiyor ama ağzını açıp tek bir kelime söyleyemiyordu.

-Ben bilmiyorum... ben... bıçağı... ben... benim değil... O zaman kaymakam dedi ki: Sabahleyin tüccar yatağında boğazlanmış olarak bulundu. Senden başka bu işi yapacak kimse yok. Han içeriden kilitli imiş içeride senden başka da kimse yokmuş. İşte kanlı bıçak da senin torbanda çıktı hem yüzünden de belli oluyor. Söyle tüccarı nasıl öldürdün ne kadar parasını aldın ?

Aksenov böyle bir şey yapmadığına yemin ediyordu birlikte çay içtikten sonra bir daha tüccarı görmemişti yanındaki 8000 ruble kendi parası idi. Bıçak onun değildi. Ama sesi kısılıyordu benzi kül gibi idi gerçekten suçlu imiş gibi korkudan bütün vücudu tir tir titriyordu. Kaymakam askerleri çağırdı onu bağlayıp arabaya bindirmelerini emretti.

Aksenov elleri ayakları bağlanıp arabaya bindirilince istavroz çıkardı ağladı. Eşyalarını paralarını topladılar kendisini yakın şehirdeki cezaevine yolladılar. Nasıl bir adam olduğunu sorup öğrenmek için Vladimir şehrine birini gönderdiler. Bütün tüccarlarla şehir halkı Aksenov'un gençliğini içkiyle eğlenceyle geçirdiğini ama iyi bir adam olduğuna tanıklık ettiler.

20000 rublesini almakla suçlandırıp mahkum ettiler. Karısı kocası için üzülüyor ne düşüneceğini bilemiyordu. Çocuklarının hepsi de küçüktü hatta bir tanesi henüz memedeydi. Kadın her şeyini toplayıp kocasının hapis yattığı şehre gitti. İlk önce içeri bırakmadılar sonra amirlere yalvardı onu kocasının yanına götürdüler.

Kendisini hırsızlarla bir arada hapishane elbiseleriyle zincirleriyle görünce bayılıp yere yıkıldı uzun zaman kendine gelemedi. Sonra çocuklarını etrafına sıraladı kocası ile yan yana oturdu evde olup bitenleri birbir anlatmaya onunu başına gelenleri de uzun uzun sormaya başladı.

Kocası her şeyi anlattı.

Kadın: Şimdi ne yapmalı ? dedi:

Erkek: Çar'a yalvar dedi. Suçsuz bir insan böyle yok olup gitmemeli.

Kadın bağışlanması için Çar'a bir dilekçe sunduğunu ama karşılık gelmediğini söyledi. Aksenov bir şey söylemedi sadece başını önüne eğdi.

Karısı dedi ki: Tevekkeli değil o zaman rüyamda saçlarının bembeyaz olduğunu görmemiştim. Bak işte kederden bembeyaz olmuş artık. O zaman yola çıkmayacaktın.

Sonra erkeğinin saçlarını düzeltmeğe başladı:

Vanya canım dostum dedi. Karına doğruyu söyle bu işi yapmadın değil mi?

Aksenov: "Demek sen de benimle böyle bir şey yapabileceğimi düşündün!" dedi ellerini yüzüne koyarak ağladı.

Sonra bir asker geldi kadınla çocukların dışarı çıkmaları gerektiğini söyledi. Aksenov ailesiyle son olarak vedalaştı.

Karısı çıkınca Aksenov ne konuştuklarını aklından geçirmeğe başladı. Karısının bile öyle düşündüğünü tüccarı sen mi öldürdün diye sorduğunu hatırlayınca kendi kendine: "Görülüyor ki Allah'dan başka kimse gerçeği bilemiyordu yalnız O'na yalvarmak lazım yalnız ondan beklemek lazım." dedi.

O günden sonra dilekçe vermekten vazgeçti başkasına ümit bağlamaktan vazgeçti sadece Allah'a yalvarıyordu. Aksenov'u önce kırbaçlanmaya sonra da Sibirya'da kürek cezası çekmeye mahkum ettiler.

Aksenov Sibirya'da 26 yıl sürgün hayatı yaşadı. Saçları kar gibi bembeyaz oldu sakalı uzadı bembeyaz ince uzun aşağı doğru sarkıyordu. Şen tabiatından eser kalmadı. Beli büküldü sessiz sessiz dolaşır az konuşur hiç gülmez boyuna Allah'a yalvarırdı.

Cezaevinde ayakkabı dikmeyi öğrendi kazandığı paralarla bir Kutsal Takvim aldı içeride ışık olduğu zaman okurdu Tatil günlerinde de cezaevi kilisesine gidip Havariler'i okuyor kilise korosunda ilahi söylüyordu sesi hala güzeldi. İdare uysal bir adam olduğu için Aksenov'u severdi mahpus arkadaşları da ona saygı gösterirler "dede" "Allah adamı" derlerdi. İdare ile bazı işleri olunca arkadaşları hep Aksenov'u ricaya gönderirler mahpuslar kavga edince haklıyı haksızı ayırması için her zaman ona başvururlardı.

Evinden hiç mektup almıyor karısı ile çocuklarının sağ olup olmadıklarını bilmiyordu.

Bir gün sürgüne yeni mahpuslar getirdiler. Akşamleyin bütün eski mahpuslar yeni gelenlerin etrafını aldılar hangi köyden hangi şehirden olduklarını kimin ne kadar ceza giydiğini sormaya başladılar. Aksenov da yeni gelenlerin kerevetlerine oturdu başını önüne eğmiş anlatılanları dinliyordu.

Mahpuslardan biri uzun boylu sapasağlam altmış yaşlarında tıraşlı beyaz sakallı bir ihtiyardı. Hikayesini şöyle anlattı.

- Ben arkadaşlar buraya bir hiç yüzünden düştüm. Arabacının kızağından bir atı çözdüm. Hayvanı çalmışsın diye yakaladılar. Ben gideceğim yere daha çabuk varmak için atı saldım dedim. Sonra arabacı da dostum. Uygunsuz bir şey yok dedim. Onlar hayır çalmışsın dediler. Neyi çaldığımı nerede çaldığımı bile bildikleri yok. Daha çok eskiden beni buraya düşürecek işler oldu ama ele geçiremediler şimdi ise kanuna aykırı olarak getirdiler.

Şimdi: "Yalan söylüyorsun Sibirya'ya gitmişsin yalnız uzun zaman misafir kalmışsın" diyecekler...

Mahpuslardan biri sordu: Sen nerelisin?

Biz Vladimir'deniz. Şehrin yerlisiyiz esnaf takımındanız. Adım Makar baba adım Semeneviç.

Aksenov başını kaldırıp sordu: Peki Semeniç Vladimir şehrinde tüccar Aksenov'lardan söz edildiğini hiç duydun mu?

Duymaz olur muyum hiç? Zengin tüccarlar; yazık ki babaları Sibirya'da. Öyle anlaşılıyor ki o da bizim gibi günahkarlardan. Ya sen dede buraya nasıl düştün?

Aksenov kendi kara yazısından konuşmayı sevmezdi; içini çekti:

Günahlarım yüzünden yirmi altı yıldır kürek cezası çekiyorum işte dedi.

Makar Semenov: Ne gibi günahlar işledin? dedi.

Aksenov: "Herhalde hak etmiş olacağım." dedi daha fazla söylemek istemiyordu; ama cezaevindeki öbür arkadaşları Aksenov"un Sibirya'ya nasıl düştüğünü anlattılar. Yolda nasıl birinin bir tüccarı öldürdüğünü bıçağı nasıl Aksenov'un torbasına attığını bunun için nasıl onu mahkum ettiklerini anlattılar.

Makar Semenov bu sözleri işitince Aksenov'a bakıp ellerini dizlerine çarptı:

Olur şey değil olur şey değil! dedi. İhtiyarlamışsın dede.

Ona neye böyle şaşıp kaldığını Aksenov'u daha önce nerede gördüğünü sordular ama Makar Semenov karşılık vermiyordu sadece:

Şaşılacak şey çocuklar dedi. Bak nerede karşılaştık birbirimizle. Bu sözleri işitince birden Aksenov'un aklına belki bu adam tüccarı öldüreni bilir düşüncesi geldi.

Semenov dedi bu işi eskiden mi işittin yoksa beni eskiden bir yerde görmüşlüğün var mı?

Makar Semenov: İşitmez olur muyum? Yerin kulağı var. Ama bu iş çok eskiden olmuştu. İşittiklerimi unutmuşum dedi.

Aksenov sordu:

Belki tüccarı kimin öldürdüğünü de işitmişsindir?

Makar Semenov güldü: Bıçak kimin torbasından çıktı ise herhalde o öldürmüştür. Biri bıçağı senin torbana atmış da olsa mademki yakayı ele vermemiş hırsız o değil demektir. Hem bıçağı senin torbana nasıl sokarlar? Torba başının altında imiş. Pekala duyardın.

Aksenov bu sözleri işitince tüccarı öldürenin bu adam olduğunu düşündü. Kalktı oradan uzaklaştı. Bütün gece gözüne uyku girmedi. Müthiş içi sıkıldı; gözleri önüne neler gelmiyordu.

Kah karısını en son panayıra kendisini uğurladığı zamanki hali ile görüyordu. Onu canlı gibi görüyordu. Sonra çocukları o zamanki halleriyle gözlerinin önüne geldiler hepsi de minimini birinin üstünde kısa paltosu öbürünün önlüğü vardı. Kendisi de o zamanki gibi görüyordu; neşeli genç bir adamdı yakalandığı hanın çardağında nasıl oturduğunu nasıl kitara çaldığını o zaman ne kadar sevinçli olduğunu hatırlıyordu. Kendisine dayak attıkları ceza meydanını celladı etrafta toplanan halkı zincirleri mahpusları bütün yirmi altı yıllık mahpus hayatını hatırladı ihtiyarlığını hatırladı.

Aleksey'in üstüne öyle bir sıkıntı çöktü ki aklından kendi kendini öldürmek geçiyordu. "Hep şu cani yüzünden" diye düşündü. Makar Semenov'a karşı öyle bir hınç besliyordu ki kendi felaketi pahasına da olsa içinde intikam almak isteği uyanıyordu. Bütün gece dualar okudu ama bir türlü kendini yatıştıramadı. Gündüzleri Makar Semenov'un yanına gitmiyor hiç yüzüne bakmıyordu. Böylece iki hafta geçmişti. Bir gece cezaevi içinde dolaşmaya başladı bir kerevet altında toprak atıldığını gördü. durup baktı. birden Makar Semenov kerevet altından çıktı korku ile Aksenov'a baktı. Aksenov görmemezlikten gelerek geçip gitmek istiyordu; ama Makar elini yakaladı.

Duvarlar altından nasıl bir geçit kazdığını her gün çizme konçlarına koyup toprağı dışarı taşıdığını işe çıkarlarken de sokağa serptiğini anlattı: Yalnız moruk ağzını sıkı tut dedi seni de alırım. Ama söylersen bana müthiş bir dayak atarlar ben de senin yanına bırakmam öldürürüm seni.

Aksenov kendisine kıyan bu adamı görünce baştan aşağı kinle ürperdi. Ben buradan ne diye çıkayım sen de beni öldüremezsin çünkü beni çoktan öldürdü. Seni haber verir miyim vermez miyim bilmem. Allah nasıl dilerse öyle olur. Ertesi gün mahpusları işe çıkardıkları zaman askerler Makar Semenov'un yere toprak serptiğini fark ettiler cezaevi içinde araştırma yaptılar deliği buldular müdür cezaevine geldi:"deliği kim kazdı?" diye herkesi sorguya çekmeğe başladı.

Suçu kimse üstüne almıyordu. Bilenler Makar Semenov'u ele vermiyorlardı. Çünkü öldüresiye döveceklerini biliyorlardı. O zaman müdür Aksenov'a döndü. Aksenov'un doğru bir adam olduğunu biliyordu: İhtiyar dedi sen doğru adamsın Tanrı adına söyle kim yaptı bu işi? Makar Semenov sanki hiç bir şeyden haberi yokmuş gibi duruyor hep müdüre bakıyor Aksenov'a hiç bakmıyordu. Aksenov'un elleri dudakları titriyordu ama uzun zaman ağzını açıp bir şey söyleyemedi.

Şöyle düşünüyordu: "Onu ele versem mi acaba? Beni mahvetti ne diye onu bağışlayacak mışım? Bana çektirdiği için o da çeksin. Gerçeği söylersem onu müthiş döverler. Ne diye boşu boşuna onu düşüneyim. Peki ama elime ne geçecek içim daha mı rahat edecek?" Müdür tekrar: E ihtiyar dedi hadi doğruyu söyle: deliği kim kazdı? Aksenov Makar Semenov'a baktı: Söyleyemem sayın bayım dedi Allah söylememi emretmiyor. Ben de söylemeyeceğim. İstediğinizi yapın irade sizin.

Ertesi gün Aksenov geceleyin kerevetine yattı henüz dalmıştı ki birinin yaklaşıp ayak ucuna oturduğunu işitti. Karanlıkta baktı Makar'ı tanıdı.

Aksenov: Daha ne istiyorsun benden? dedi. Burada işin ne?

Makar Semenov susuyordu. Aksenov biraz doğruldu. Ne istiyorsun? dedi. Hadi git. Yoksa askeri çağırırım.

Makar Semenov Aksenov'un üzerine doğru eğildi fısıltı ile: İvan Dimitriç dedi. Beni affet.

Aksenov: Ne diye af diliyorsun? Tüccarı ben öldürdüm bıçağı torbana ben soktum. Seni de öldürmek istiyordum ama avludan sesler geldi; bıçağı torbana soktum pencereden atlayıp kaçtım.

Aksenov susuyor ne diyeceğini bilemiyordu. Makar Semenov kerevetten kaydı yerlere kadar eğildi: İvan Dimitriç dedi; affet beni Allah aşkına affet! Tüccarı öldürdüğümü açıklayacağım seni bağışlayacaklar. Evine döneceksin.

Aksenov: Senin için söylemek kolay ama bir de bana sor! Nereye giderim şimdi? Karım ölmüş çocuklarım beni unutmuşlardır; gidecek bir yerim yok...

Makar Semenov yerden kalkmıyor başını yere vuruyor: İvan Dimitriç affet diyordu. Şimdi gözlerine bakmak ban yediğim kırbaçlardan daha ağır geliyor... Sen yine bana acıdın beni ele vermedin. Allah aşkına beni bağışla pişmanlık getiren caniyi bağışla!... dedi hıçkırıklarla ağlamağa başladı: Allah seni affetsin belki ben senden yüz kat daha kötüyümdür! Birdenbire içi açıldı. Evi barkı için tasalanmaktan vazgeçti cezaevinden bir yere gitmek istemiyordu sadece son saatini düşünüyordu.

Makar Semenov Aksenov'u dinlemedi suçlu olduğunu açığa vurdu. Evine dönme müsaadesi çıktığı zaman Aksenov artık ölmüştü.


_______________________
Üye olup ailemize katılmak ve reklamsız bir forumdan yararlanmak isterseniz TIKLAYIN
Sitemizde yönetici olarak bizlerle çalışmak isterseniz BU KONUYU okumalısınız.
TrusTy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Reklam Alanı
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
aksenovun, rüyası


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
-------------------------------------------------------------


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Rap-i Şad - Körlerin Rüyası 1 Haber Diğer 0 14/01/09 02:50 AM
Irgatın rüyası 1 Haber Diğer 0 10/12/08 00:10 AM
Sürücülerin korkulu rüyası sona erdi 1 Haber Diğer 0 04/12/08 22:30 PM
yaşlıların korkulu rüyası demans TrusTy Sağlık Köşesi 0 25/08/08 21:26 PM
İdrar yolları iltihabı (sistit) kadınların korkulu rüyası 1 Haber Diğer 0 07/02/08 02:40 AM

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:23 AM.

Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız buradan bize bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to here

Reklam vermek için bize buradan ulaşabilirsiniz.

3 4 5 9 11 12 13 14 15 18 22 24 25 27 28 29 30 31 33 34 35 36 38 39 40 42 43 44 45 46 51 52 54 55 57 59 61 62 68 69 70 71 75 76 81 82 88 91 95 96 99 100 101 104 109 120 121 128 131 132 135 136 139 142 147 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 251 252 253 254 255 259 277 279 280 281 283 285 286 287 288 289 290 291 292 293 295 296 303 304 306 307 308 309 310 311 312 313 314 319 321 322 323 325 327 328 329 330 331 332 334 338 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 351 355 358 359 360 362 364 365 366 367 371 377 378 379 380 381 382 383 384 385 411 412 417 419 420 421 422 423 426 432 434 439 440 441 442 444 449 481 497 501 502 505 518 519 520 521 523 524 526 533 537 539 541 545 546 548 549 550 551 552 555 556 557 559 560 561 562 563 565 566 569 571 574 580 581 582 583 584 585 586 589 590 591 593 595 596 597 598 599 600 601 604 605 606 607 608 609 610 611 612 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 635 636 637 638 639 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 672 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814